Yolculuk Devam Ediyor
Varış noktası yok. Yol var. Ve yolda olmak, yeterli.
Sosyal medyada bir arkadaşımın tatil fotoğraflarını gördüm. Muhteşem manzaralar, mutlu gülümsemeler. İlk düşüncem: "Benim hayatım neden böyle değil?"
Sonra hatırladım: geçen hafta o arkadaşım bana "çok stresli bir dönemdeyim" demişti. Fotoğraflarda o yoktu.
Herkes en iyi halini gösteriyor. Sosyal medyada, işte, hatta arkadaş ortamında. Senin gördüğün, filtrelenmiş bir versiyon.
Sen kendi tüm gerçekliğini biliyorsun — korkuların, şüphelerin, başarısızlıkların dahil. Ama başkasının sadece dışarıya yansıttığını görüyorsun. Ve bu karşılaştırma her zaman aleyhine sonuçlanır.
Kıyaslama zararsız bir alışkanlık değil. Kim olduğunu ve ne istediğini bulanıklaştırır.
Bir danışanım sürekli iş arkadaşıyla kendini kıyaslıyordu. "O terfi aldı, ben alamadım." Sordum: "O terfii sen istiyor muydun?" Düşündü. "Aslında hayır. Ama o aldığı için istedim."
Kıyaslama, sana ait olmayan hedefler yaratır. Başkasının başarısını senin başarısızlığın olarak kodlar. Oysa farklı yollarda, farklı hızlarda gidiyorsunuz.
Kıyaslamayı tamamen durdurmak zor. Ama fark etmek mümkün. "Şu an kıyaslıyorum" diye fark ettiğinde, gücü azalır.
Bir pratik: kıyaslama hissi geldiğinde, sor: "Bu gerçekten istediğim bir şey mi, yoksa o yaptığı için mi istiyorum?"
Tek anlamlı kıyaslama, dünkü seninle bugünkü senin arasında.
Bugün kendini kiminle kıyasladın? Ve o kıyas sana mı ait?
Bu yazı sende bir şeyler uyandırdıysa
Birlikte konuşalım. İlk görüşme ücretsiz.
Ücretsiz Tanışma GörüşmesiBunlar da ilgini çekebilir.
Varış noktası yok. Yol var. Ve yolda olmak, yeterli.
Kendini tanımak bir varış noktası değil. Süren bir yolculuk.
Hatadan öğrenmek otomatik değil. Bilinçli bir çaba gerektirir.