Yolculuk Devam Ediyor
Varış noktası yok. Yol var. Ve yolda olmak, yeterli.
Yazılımcıyken mükemmeliyetçiydim. Her satır kod kusursuz olmalı, her tasarım eksiksiz olmalı. İyi bir şey gibi görünüyor, değil mi?
Değil. Çünkü mükemmeliyetçilik yüzünden projeleri zamanında bitiremiyordum. "Daha iyi olabilir" diye sonsuz döngüye giriyordum. Ve en kötüsü: bitirdiğim şeylerden bile memnun olmuyordum.
İnsanlar mükemmeliyetçiliği başarının anahtarı sanıyor. "Yüksek standartlarım var" diyorlar. Ama yüksek standart ile mükemmeliyetçilik arasında fark var.
Yüksek standart: "Elimden gelenin en iyisini yapacağım." Sağlıklı.
Mükemmeliyetçilik: "Kusursuz olmalıyım, yoksa değersizim." Sağlıksız. Felç edici.
Mükemmeliyetçi insanlar genelde çok başarılı gibi görünür. Ama içeride sürekli yetmezlik hissederler. Hiçbir başarı tatmin etmez.
Çoğu mükemmeliyetçi, koşullu sevgiyle büyümüş. "Başarılıysan sevilirsin. Hata yaparsan sevilmezsin." Bu bilinçdışı inanç, yetişkinlikte "hata yapmamalıyım" kalıbına dönüşüyor.
Bir danışanım her işini mükemmel yapıyor. Ama geceleri uyuyamıyor. "Ya bir yerde hata yaptıysam" diye düşünüyor sürekli.
Sordum: "En son ne zaman bir hatanın sonuçlarını yaşadın?"
"Yaşamadım."
"O zaman neyin korkusu bu?"
"Yaşama korkusu."
Hiç yaşanmamış bir senaryonun korkusuyla yaşıyordu.
"Good enough" — yeterince iyi. Mükemmeliyetçi için bu küfür gibi. Ama gerçek şu: çoğu durumda yeterince iyi, mükemmelden daha iyi. Çünkü yeterince iyi bitirmeni sağlar. İlerlemeyi sağlar. Öğrenmeyi sağlar.
Mükemmel ise ya hiç başlamaman ya da hiç bitirmemeni sağlar.
Mükemmeliyetçilik bir güç değil, bir hapishane. Ve anahtarı "yeterince iyiyim" demekte.
Bugün bir şeyi "yeterince iyi" seviyesinde bırakmayı dene. Belki dünya yıkılmaz.
Bu yazı sende bir şeyler uyandırdıysa
Birlikte konuşalım. İlk görüşme ücretsiz.
Ücretsiz Tanışma GörüşmesiBunlar da ilgini çekebilir.
Varış noktası yok. Yol var. Ve yolda olmak, yeterli.
Kendini tanımak bir varış noktası değil. Süren bir yolculuk.
Değerlerini bilmezsen, başkasının değerleriyle yaşarsın.