Çatışmadan Kaçmak
Çatışmadan kaçmak barış getirmez. Sadece birikmiş öfke getirir.
Bir danışanım var. Herkesin sevdiği, herkesin güvendiği, herkesin "ondan isteyebilirsin" dediği biri. Ve tükenmiş.
"Neden herkese evet diyorsun?" diye sordum.
"Çünkü hayır dersem beni sevmezler."
Bu inanç, onu köle yapıyordu. Başkalarının beklentilerinin kölesi.
Herkesi memnun etmeye çalışmak bir strateji. Çocuklukta işe yaramış bir strateji. "İyi çocuk ol, herkes seni sevsin." Bu strateji yetişkinlikte seni tüketir.
Çünkü herkesi memnun etmek imkânsız. Ve denedikçe, kendinden uzaklaşıyorsun. Neyi istediğini, neyi sevdiğini, neyi istemediğini unutuyorsun. Kimliğin başkalarının beklentilerinin toplamı oluyor.
Evetlerinle seni seven insan, seni sevmiyor. Hizmetini seviyor. Hayır dediğinde uzaklaşan, zaten gerçek bir bağ kuramamış demektir.
Gerçek sevgi koşulsuz. "Hayır desen de, hata yapsan da, kusurlu olsan da" sevmek.
Her evet aynı değil. Bilinçli evet: "Bunu gerçekten istiyorum." Otomatik evet: "Hayır demeye cesaretim yok."
Bu hafta her evet demeden önce bir saniye dur. "Bu gerçekten benim evetim mi?"
Sahte evetlerin arkasında gerçek hayırlar birikiyor. Ve birikim bir gün patlar.
Hangi evetini geri almak isterdin?
Bu yazı sende bir şeyler uyandırdıysa
Birlikte konuşalım. İlk görüşme ücretsiz.
Ücretsiz Tanışma GörüşmesiBunlar da ilgini çekebilir.
Çatışmadan kaçmak barış getirmez. Sadece birikmiş öfke getirir.
Konuşmak iletişim değil. İletişim, karşındakinin duyduğu şey.
Karşındakini değiştirmeye çalışmak, rüzgara karşı koşmak gibi.