Karar Vermekten Korkmak
Karar vermemek de bir karar. Sadece kontrolü başkasına bıraktığın bir karar.
Bir danışanım büyük bir karar verdi: 15 yıllık kurumsal kariyerini bırakıp kendi işini kuracaktı. Kararı verdikten sonra üç şey oldu:
Annesi dedi ki: "Deli misin?"
Arkadaşı dedi ki: "Riskli."
Kendi iç sesi dedi ki: "Ya başaramazsan?"
Ve karar sallanmaya başladı.
Karar vermek bir an. Kararın arkasında durmak bir süreç. Ve o süreçte en büyük düşman, çevreden gelen "emin misin?" soruları.
Her "emin misin?" sorusu, kararının zeminini oyar. Zaten kendi şüphelerin var — bir de dışarıdan gelince dayanmak zor.
Herkesin fikri var. Ama herkesin fikri senin için geçerli değil. Anneni seven, seni koruyan biri. Ama onun korku filtresi senin kararını şekillendirmemeli.
Bir kararın arkasında durmak, dışarıdaki gürültüyü filtrelemek demek. "Bu fikir benim için mi, yoksa onun korkusu mu?"
Büyük kararlardan sonra şüphe duymak normal. Hatta sağlıklı. Ama şüphe ile geri dönmek farklı şeyler.
Şüphen olabilir ve yine de yürüyebilirsin. "Emin değilim ama devam ediyorum" da bir duruş.
Doğru karar diye bir şey yoktur. Verdiğin kararı doğru yapan, arkasında durman.
Arkasında duramadığın bir karar var mı? Belki mesele karar değil, inancın.
Bu yazı sende bir şeyler uyandırdıysa
Birlikte konuşalım. İlk görüşme ücretsiz.
Ücretsiz Tanışma GörüşmesiBunlar da ilgini çekebilir.
Karar vermemek de bir karar. Sadece kontrolü başkasına bıraktığın bir karar.
Neden geçmişe götürür. Ne geleceğe yönlendirir.
Erteleme tembellik değil. Çoğu zaman bir korkunun maskesi.