İlişkide Alan Bırakmak
Sevmek tutmak değil. Sevmek alan bırakmak.
Bir danışanım var. Sosyal hayatı gayet aktif. Arkadaşları çok. Etkinliklere gidiyor. Ama "çok yalnızım" diyor.
Yalnızlık fiziksel değil, duygusal. İnsanlarla çevrili olup da hiç kimseyle gerçek bir bağ kuramıyorsan, yalnızsın.
Yalnız olmak bir durum. Yalnızlık bir his. Yalnız olabilirsin ama yalnızlık çekmeyebilirsin. Kalabalıkta olabilirsin ama yalnızlık çekebilirsin.
Tek başına olmak bazen ihtiyaç. Kendinle vakit geçirmek, düşünmek, dinlenmek. Bu sağlıklı yalnızlık.
Ama "kimse beni gerçekten anlamıyor" hissi? O farklı. O acı verir.
Çünkü maskeyle dolaşıyoruz. "Güçlü" maskesi, "mutlu" maskesi, "her şey yolunda" maskesi. Maskenin arkasındaki gerçek kişiyi kimse görmüyor — çünkü biz göstermiyoruz.
Gerçek bağ, kırılganlık gerektirir. "Ben de zorlanıyorum" diyebilmek. "Ben de bilmiyorum" diyebilmek. Ama kırılganlık riskli. Ya yargılanırsam? Ya reddedilirsem?
Bu yüzden yüzeyde kalıyoruz. Havadan sudan konuşuyoruz. Ve eve döndüğümüzde hâlâ yalnızız.
Herkesle derin bağ kurman gerekmez. Bir iki kişi yeter. Ama o bir iki kişiyle gerçek ol.
Bir danışanıma dedim: bu hafta bir arkadaşına, normalde söylemeyeceğin bir şey söyle. Küçük bir kırılganlık. "Son zamanlarda zorlanıyorum" bile olabilir.
Söyledi. Arkadaşı dedi ki: "Ben de." Ve ilk kez gerçek bir sohbet oldu.
Yalnızlığın çaresi daha çok insan değil. Daha az maskeyle yaşamak.
Kimin yanında maskeni çıkarabilirsin?
Bu yazı sende bir şeyler uyandırdıysa
Birlikte konuşalım. İlk görüşme ücretsiz.
Ücretsiz Tanışma GörüşmesiBunlar da ilgini çekebilir.