Sorumluluk ve Suçluluk
Sorumluluk almak güçtür. Suçluluk hissetmek ceza.
Bir danışanım var. Her önemli karar öncesi mide bulantısı yaşıyor. Doktora gitti, fiziksel bir sorun yok.
"Bedenin sana bir şey söylüyor" dedim. Şaşırdı. "Beden nasıl bir şey söyler?"
Beden yalan söylemez. Zihin rasyonalize eder, gerekçe üretir, kaçar. Ama beden direkt konuşur. Omuzlardaki gerginlik, midedeki düğüm, göğüsteki sıkışma — bunlar mesaj.
O danışanımla çalıştık. Her mide bulantısının "bu kararı gerçekten istemiyorum" dediğini fark etti. Zihni "yapmalıyım" diyordu, bedeni "istemiyorum" diyordu.
Zihin toplumun sesini taşır. "Yapmalısın, etmelisin, olmalısın." Beden senin sesini taşır. "Bu bana iyi gelmiyor."
Teknoloji dünyasından geliyorum. Beden denince "spor yap, düzgün beslen" anlıyorduk. Ama beden bundan çok daha fazlası. Beden duygusal bir radar.
Bir toplantıya girdiğinde hissettiğin gerginlik — bu bedenin "burada dikkatli ol" demesi. Birisiyle konuşurken hissettiğin rahatlama — bu bedenin "güvendesin" demesi.
Günde bir kez dur ve bedenini tara. Ayaklarından başına kadar. Nerede gerginlik var? Nerede rahatlık var? Ne hissediyorsun?
Bu basit pratik, zamanla beden okuryazarlığını geliştirir. Ve beden okuryazarlığı, duygu okuryazarlığının kapısıdır.
Zihnin geçmişte veya gelecekte yaşar. Beden her zaman şimdi'de. Onu dinlediğinde, şu anı duyarsın.
Şu an bedenin ne söylüyor?
Bu yazı sende bir şeyler uyandırdıysa
Birlikte konuşalım. İlk görüşme ücretsiz.
Ücretsiz Tanışma GörüşmesiBunlar da ilgini çekebilir.
Sorumluluk almak güçtür. Suçluluk hissetmek ceza.
Öfkeyi kontrol etmeye çalışma. Neyin öfkelendirdiğini anla.
Herkesi anlamaya çalışırken, kendini anlamayı unutuyorsun.