Karar Vermekten Korkmak
Karar vermemek de bir karar. Sadece kontrolü başkasına bıraktığın bir karar.
Bir danışanım yeni bir iş başvurusu yapmıştı. Üç hafta olmuş, cevap gelmemiş. Her gün e-postasını kontrol ediyor, her gün hayal kırıklığı yaşıyor.
"Sabırlı ol" dediler. Sabırlı olmaya çalışıyor. Ama sabır ona "hiçbir şey yapma, bekle" gibi geliyor.
Sabır çoğu kişinin sandığı gibi "otur ve bekle" demek değil. Sabır, sonucu kontrol edemediğini kabul edip, kontrol edebileceklerini yapmak.
İş başvurusu örneğinde: cevabı kontrol edemezsin. Ama bu sürede başka başvurular yapabilirsin. Becerilerini geliştirebilirsin. Ağını genişletebilirsin.
Sabır, boşlukta durmak değil. Boşluğu anlamlı şekilde doldurmak.
Sabırsızlık genellikle kontrol ihtiyacından gelir. "Ben istiyorsam, şimdi olmalı." Bu düşünce kalıbı, belirsizliğe tahammülsüzlük yaratır.
Ama hayatın çoğu şeyi senin zamanlamanla çalışmıyor. İlişkiler, kariyer, büyüme — hepsi kendi hızında ilerliyor.
Sabır bir kas gibi. Pratikle gelişir. Küçük başla: trafikte, kuyrukta, bir cevap beklerken. O anlarda dur ve sor: "Şu an kontrol edebileceğim ne var?"
Sabır, zamanın geçmesini beklemek değil. Zamanın geçerken kaybolmamak.
Şu an neyin için sabırsızsın? Ve o sabırsızlığın altında ne var?
Bu yazı sende bir şeyler uyandırdıysa
Birlikte konuşalım. İlk görüşme ücretsiz.
Ücretsiz Tanışma GörüşmesiBunlar da ilgini çekebilir.
Karar vermemek de bir karar. Sadece kontrolü başkasına bıraktığın bir karar.
Erteleme tembellik değil. Çoğu zaman bir korkunun maskesi.
Kararı vermek zor. Ama asıl zor olan, verdikten sonra arkasında durmak.